5 Mart 2012 Pazartesi

MEVLANA'DAN İNCİLER.....


EY NEFSİM; KALBİM GİBİ AĞLA VE BAĞIR VE DE Kİ: FANİYİM FANİ OLANI 

İSTEMEM, ACİZİM;ACİZ OLANI İSTEMEM, RUHUMU RAHMAN'A TESLİM EYLEDİM 

GAYRİ İSTEMEM. İSTERİM FAKAT BİR YAR-I BAKİ İSTERİM. ZERREYİM;FAKAT 

BİR ŞEMS-İ SERMED İSTERİM, HİÇENDER HİÇİM FAKAT BU MEVCUDADI UMUMEN 

İSTERİM.








    

Şemseddîn Attâr anlatır: Mevlana bir gün câmide vâz ederken, mevzû; Hızır ile Mûsâ aleyhimesselâmın kıssasına gelmişti. Bu kıssayı, öyle fesâhat ve belâgat ile anlatıyordu ki, herkes nefesini kesip, can kulağı ile dinliyordu. Benim yanımda bir şahıs başını önüne eğmiş bir şeyler mırıldanıyordu. Kulak verdim, dediklerini anladım. “Sanki yanımızda idin, sanki üçüncümüz sen idin.” diyordu. Bunun Hızır olduğunu anladım. Yanına sokuldum. “Anladım. Sen Hızır’sın, ne olur, bana ihsân eyle!” dedim. Cevâben; “Burada hazret-i Mevlânâ varken, benim sana ihsânda bulunmam deniz yanında teyemmüm gibi olur. Senin bütün müşkillerini o halleder.” dedi ve gözümden kayboldu. Ben bu hâli Mevlânâ hazretlerine anlatmak için yanına gittiğimde, ben daha söze başlamadan; “Ey Attâr! Hızır aleyhisselâmın sözleri doğrudur.” diyerek benim sözümü kesti.




 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder